8/4/2008
HOŞGÖRÜ DERYASI
Mevlâna Celaleddin-i Rumi,30 Eylül 1207’de Horasan’da doğmuştur.Doğduğu,büyüdüğü ve geliştiği dönem insanlığın doğru yoldan saptığı,imanın önemini kaybetmeye başladığı bir dönemdi.O,bu dönemde diğerleri gibi dünyevi zevklere bağlanmamış,ahiret için çalışmıştır.Hoşgörüsünün kaynağı da işte bu derin sevgidir.
“Ölmeden önce ölünüz”
Nefsi terbiye etmeyi işte böyle anlatmıştır Mevlâna.Ölümü düşünmeden yaşayanlar,nefsini terbiye edemeyenler için hoşgörünün önemini ve güzelliğini anlatan en önemli cümleyi sarf etmiştir.Ona göre hoşgörü,nefsini terbiye edemeyen insanların ruhuna ıslanmış pamuk gibi ağırlık eder.Ve Mevlâna insanı şu şekilde tanımlar:
“Ey ten gemisine binmiş,uykuya dalmış adam,denizi gördün ama denizin denizine bak.”
Günümüzde hoşgörüde yozlaşmayı anlatan en güzel cümlelerin sahibi olan Mevlâna,yukarıdaki cümlede de hoşgörünün insanın ruhuna verdiği derin hazzı dile getirmiştir.Hoşgörünün insanlığa yararlı olduğunu,insanın hoşgörüye muhtaç olduğunu sık sık yinelemiştir.
Hoşgörüsüz insan yetiştirilemez.Düşünün ki size yetiştirmeniz için bir çocuk bahşedildi.Bu çocuğu başta hoşgörü olmak üzere sevgi ve ilgiyle yetiştirirseniz alacağınız sonuç olumlu olur.Bunun tam tersi de mümkündür,burada önemli olan yetiştirmeniz için size verilen bu nadide çiçeğe hoşgörü ve sevgiyi aşılamanız.Aksi takdirde yüreğinde Allah korkusu taşımayan bu nadide çiçek kaktüse benzer:Dokunanın canını yakar.
Neticesinde,Mevlâna’nın sevgisi ve hoşgörüsü öyle derin bir hoşgörüdür ki bu hoşgörü denizi kaktüsü dikeni,kafiri bozduğu tövbesi,yılanı zehri,eceli cehennemi,nefsi tüm kötülüğüyle bu denizde birer damla olarak görür.Bunu da şu meşhur ve mühim dizelerle dile getirir:
“Gel,gel,ne olursan ol yine gel,
İster kafir,ister Mecusi,ister putperest ol yine gel,
Bizim dergahımız ümitsizlik dergahı değildir,
Yüz kere tövbeni bozmuş olan da yine gel...”
E.E.S.

0 yorum yazılmıştır