Bazen herkes hiçkimse demektir. Hatta çoğu zaman bu böyledir. Bu nedenle rahat rahat konuşuyorum ya. Sırf bir gün biri beni...
En sonunda hayallerimi sattım. Evet, bunu ben yaptım. Kendime ayırdığım biricik mirasını da açıkladım ve elden çıkardım. Bugün dünden daha...
"They saw me when i hugged to you very tight" Let's make a stupid conversation about this sentence. How much tight? Very tight. This time the person...
Öncelikle, onlara ruhsal varlıklar olarak davranın. Onlar, fiziksel bedeni olna ruhsal varlıklar. Ruhun, bedene alışması hiç de kolay bir şey...
İster sevgisiz seks, ister sevgisiz spagetti olsun, ziyafet sofrasını sevgisiz hazırladıysanız ve yiyecekleri sevgisiz tüketiyorsanız, deneyimin harikuladeliğinden de vazgeçiyorsunuz demektir.
Yaşarken, yani bir faniyken, birçoğunuz gibi ben de gözyaşına aşık ve de bağımlıydım. Öyle bir bağımlılık ki; herkesin ağladığına ağlayamamayı...
Ölülüğün sarhoşluğu içinde büyük bir özgürlükle yazıyorum yine. Hiçbir düşüncem yok, dolayısıyla sıralamak gibi bir zorunluluğum da yok. Düşüncem yok...
İhtiyaç duyduğumda beni görmezden gelen insanlar onları görmezden geldiğimde neden hayıflanırlar anlamam doğrusu. Sanal bir dünyaya hapsedilmiş insanın beyni.Her şey...
Bir zamanlar kendisinin ışık olduğunu bilen bir ruh vardı. Yeni bir ruhtu ve deneyimlere açlış duyuyordu. "Ben ışığım" diyordu. "Ben ışığım" ama ışık olduğunu bilmesi...
İnsanın eşi olmalı, bakarken yüreğinin kabardığı, gözlerinden gözlerine yüreğinin aktığı…aşık olduğu bir eşi olmalı! Sabah gözlerini açtığında, yanında olduğunu görüp, şükürler etmeli Yaradana. Koklamalı saçlarını. Uyuyan eşine şefkatle bakıp,...
Yeni kapatılmış elektrik sobası gibi ılık kalbimde Yer bulan hırçın saatin tik takları... Ne taze bahar meltemi ne sinek vızıltıları Umrumda mı morukların feryat figanları Ah'ları, vah'ları ve de...
18 sene olmuş tarih sahnesine çıkarlı. 18 sene olmuş nefes almaya başlayalı. 18 sene önce bugün yakılmış mumum. 18 sene evvel iki kişi ilk evlatlarını...
Yalnızım hep ben yalnızım Kendimle baş başayım Var mı bu saltanat padişahta Hem de gelmiş kırk beş yaşına Bir yanım deniz bir yanım dağ Umurumda mı dünya… ...
Tanrı yaprağın hafifliğini, ceylanın bakışını, güneş ışığının parlaklığını, çiğin gözyaşını aldı. Rüzgârın kararsızlığını, tavşanın ürkekliğini buna ekledi. Onların üzerine mücevher taşlarının sertliğini, balın tadını, kaplanın...